NetteTercume.com

Online Translation Agency

Görsel-İşitsel Çeviri

with one comment


 Görsel-işitsel çeviri sinema ve televizyonda gösterilen film ve programların çevirisi için geliştirilen bir dizi özel çeviri yöntemini kapsar ve yazılı çeviri alanında önemli bir yere sahiptir. Gösterilen film ya da programın kaynak dilini bilen izleyiciler bile kimi zaman çeviriye gereksinim duyabilmektedir. Örneğin sinema filmlerinde diyalogların hızlı gerçekleşmesi izleyiciye yabancı gelebilecek argo sözcük ve deyimlerin kullanılması ses kaydından kaynaklanan kalite sorunları kaynak metnin izlenmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle dili bilen izleyiciler bile çeviriyi takip etmeyi tercih edebilmektedir.

Tarihsel olarak görsel işitsel çeviri sessiz filmlerin dönemine kadar uzanmaktadır. Önceleri sessiz filmlerde sahnelerin arasına yerleştirilen yazılı metinlerin çevirisiyle başlayan görsel işitsel çeviri uğraşı sesli filmlerin çıkması ve Amerikan stüdyolarının İngilizce filmleri Avrupalı izleyicilere cazip gelecek biçimde farklı dillerde seslendirme çabalarıyla gelişti.

Bu çeviri türünü edebiyat ve teknik metinlerin çevirisinden ayrı tutmak gerekir, çünkü çeviri süreci yazılı metin-görsellik-ses üçgeninde gerçekleşir ve bu da kaçınılmaz olarak beraberinde diğer yazılı çeviri türlerinde bulunmayan bir dizi kısıtlayıcı öğe getirir. Görsel –işitsel çevirinin uygulanmasında farklı yöntemler vardır. Hangi yöntemin tercih edileceğini belirleyen unsur, erek kültürün alışkanlık ve geleneklerinin yanı sıra ekonomik ve pratik koşullardır. Bu alanda çalışan araştırmacılar bugüne kadar farklı görsel işitsel çeviri yöntemi ortaya koymuş olsalar da iki temel yöntemden söz edilebilir: dublaj ve altyazı. Dublaj çevirisinde kaynak dildeki diyalogların yerini erek dilde sözlü diyaloglar alır. Televizyon ya da sinemada yapılan dublaj seslendirme sanatçıları tarafından gerçekleştirilir ve kaynak filmdeki oyuncuların sesinin üzerine yapılır, yani orijinal sesler duyulmaz hale gelir.

Öte yandan ülkemizde daha çok belgesel çevirisinde tercih edilen bir diğer seslendirme yöntemi, çevirinin kaynak dildeki konuşmanın üzerine okunduğu ancak orijinal konuşmanın belli belirsiz duyulmaya devam ettiği “voice over” yöntemidir. Altyazı çevirisinde ise kaynak dildeki sözlü diyaloglar korunur, çevirileri de yazılı olarak ekrana yansıtılır. Çevirmenlerin önünde kaynak film ya da programın zaman kodlarıyla işaretlenen bir kopyası vardır, çevirmenler çeviriyi özel bir bilgisayar yazılımıyla yaparlar. Erek metni programa girdiklerinde zaman kodları kendiliğinden işaretlenir. Altyazı çevirisinde çevirmenleri kısıtlayan en önemli faktör her sahnede geçen konuşmayı küçük bir alana sığdırma zorunluluğudur. Her satırda yazı alanı 35-40 karakter uzunluğundadır ve altyazı genellikle en fazla iki satır halinde hazırlanır. Bunun sonucunda altyazılar karakterlerin konuşmalarında verilen bilgilerin yaklaşık % 55’ini aktarabilmektedir. Bu nedenle altyazı çevirmenleri genellikle atlama, yoğunlaştırma, özetleme ve uyarlama gibi stratejilere başvurmak durumundadır.

Written by NetteTercume

Nisan 6, 2011 10:31 pm

Bir Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Altyazı ve dublaj çevirmenliği hakkında bu kadar az kaynak varken ilaç gibi geldi..Teşekkürler.

    selin

    Mayıs 12, 2011 at 8:28 pm


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: