NetteTercume.com

Online Translation Agency

Nesnel Bir Çeviri Eleştrisi Yapmanın Yolları

leave a comment »


 Hepimizin çeviri yapmış bir arkadaşımıza, çevirdiği metni okuduktan sonra ‘Bu kelime yerine keşke şu kelimeyi kullansaydın.’ ya da ‘Bunu keşke şu şekilde ifade etseydin.’ demişliğimiz vardır. Bunun yanlış bir şey olduğunu söylemiyorum. Bir önceki yazımda çeviri eğitimi sonucunda çevirmen olunabileceğini söylemiştim. E o zaman çeviri öğrenilebilir ve öğretilebilir bir olguysa, çevirinin amaca ulaşıp ulaşmadığı da sınanabilir. Bunun için bilimsel yöntemler yok, zaten olması da imkânsız; her şeyden önce bireysel dil kullanımı diye bir gerçeklik var. Biri ‘acele’ der, diğeri ‘çabuk’, biri ‘temiz’ kelimesini kullanırken diğeri ‘pak’ demeyi tercih eder ya da kimi ‘bağışlama’ sözcüğünü kullanır, kimi ‘affetme’. Bu bize nesnel çeviri eleştirisinin zor olduğunu gösterir ama yüzde yüz nesnelliği yakalayamasak da, bunu mümkün oldukça olanaklı hale getirebiliriz. Gelin şimdi bunu nasıl yapacağımıza bakalım.

Öncelikle erek dildeki alıcı grubuna dikkat etmek gerek diye düşünüyorum. Dünya görüşleri nedir, alımlama koşulları hakkında ne biliyoruz, bunlar önemli noktalar. Örneğin, alıcı grubu sağlık sektörü değilse, amaç sadece halkı sağlık konuları hakkında bilgilendirmekse, kaynak metinde geçen ‘analjezik’ kelimesi ‘ağrı kesici’, ‘demans’ kelimesi de ‘bunama’ şeklinde çevrilmelidir. Yani böyle bir çeviriyle karşılaşmışsak, çevirmene ‘ Orijinal metinde analjezik diyor, sen de analjezik diye çevirmeliydin.’ dememeliyiz.

Çeviri eleştirisinde bir diğer önemli noktanın eşdeğerlilik olduğunu düşünüyorum. Bazı noktalarda eşdeğer olmak gerek. Tabii bu her metin tipi için farklılık gösterebilir. Örneğin edebi bir metinse, kaynak metnin kendi dilindeki okuyucusunda uyanan etki, çeviri metnin okuyucusunda da aynı olmalıdır. Bilgilendirici bir metinse, biçim önemli değil ama bilgi eşdeğerliliği olmalı. Şiir çevirisi varsa karşımızda biçemsel-estetik bir
eşdeğerlilik söz konusu olabilir. Reklam metniyse işlevsellik olarak eşdeğerlilik ön plana çıkabilir.

Belirttiğim gibi, metinde değişiklikler olabilir. Çevirmen bir noktayı eşdeğer tutup, bir diğer noktada değişikliklere gidebilir. O yüzden ‘Burada şöyle farklılık var, burada böyle eksiklik var.’demektense, önce bir durup bakmalıyız: Çeviri işlevselse, metni anlıyorsak ve dilbilimsel olarak da sorunu yoksa tamamdır o metin, olmuştur, susup oturmalıyızdır artık.

Bir çeviriyi eleştiriyorsak, metindeki çeviri hatalarıyla karşılaşmak da kaçınılmaz sonlarımızdan olacaktır. Özellikle edebi çevirilerdeki hatalar beni daha çok rahatsız ediyor. Okuduğum bir çeviri kitapta ‘Hava çok sıcaktı. 85 dereceydi.’ gibi bir ifade geçiyordu. Sıcaklık orijinal metinde fahrenheitla belirtilmiş ama bunun Türkçeye santigrat bazında çevrilmesi gerekirdi. Bu ve buna benzer hataların olmasının bence iki nedeni var. Birincisi, orijinal metni alımlamada ortaya çıkan hatalar, diğeri ise çevirmenin erek dil/kültür bilgisinin yeterli olmayışıdır.

Olabildiğince nesnel bir çeviri eleştirisinin yapılabilmesi için, çeviri eleştirisini en yalın haliyle düşündüğüm zaman ortaya çıkan temel kıstaslar böyle. Bunlar baz alındığı zaman ‘Çevirmen burayı keşke şöyle çevirseydi, şunu yapsaydı.’ diyerek öznelliğe yakın durmak yerine, çok daha gerçekçi ve nesnellik dolu eleştirilerin yapılacağını düşünüyorum.

 Başak Yılmaz

Editör

NetteTercume.com

Written by NetteTercume

Haziran 23, 2011 6:10 pm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: