NetteTercume.com

Online Translation Agency

Son Yıllardaki Çeviri Tartışmaları

leave a comment »


 Çeviri her ne kadar bilim olarak kabul edilse de, çevirmenin öznel davranışlarına maruz kalması hep ihtimal dâhilindedir. Bu öznelliğin de çeşitli tartışmalara yol açması normal bir durum. Kimi metni kısaltır, kimi ekleme yapar, kimi yorumladığını, çevirmenin yaratıcı olması gerektiğini söyler. Bu görüşlere karşıt olanlar da her zaman vardır tabii ki. Sonuç mu? Tabii ki uzun tartışmalar, tartışmalar ve tartışmalar.

Paulo Coelho’nun Simyacı romanının çevirisi çok uzun süre tartışıldı. Çevirmenin minareyi kule, ezanı şarkı, Kuran’ı ağıt şeklinde çevirmiş olması büyük tepkiler aldı. Yazar Coelho’nun bu İslami kavramların adını bilmeyebileceği, çevirmenin bunu düzeltmesi gerektiği söylendi. Romanı okumayan birinin de tepki göstereceği bir durum bu. Ancak ne yazık ki ülkemizde tek bir noktaya odaklanarak, diğer kalan şeyleri görmeyen
insanlar çoğunluk durumda. İşin aslını sadece romanı okuyanlar bilebilir: 20 yaşlarında bir İspanyol genç ilk defa bir İslam ülkesinde bulunur ve biz de onun algısıyla görürüz her şeyi. Minare nedir bilmez ki o, kuleye benzetir. Ezanı şarkıya benzetmesi de normal, hatta gerçek olan bir durum. Bir İspanyol turist bana da sormuştu, ‘Bu şarkı da ne?’ diye. Gördüğünüz gibi, aslında hiç de tartışma yaratacak bir durum değil.

Başbakan’ın Davos konuşmasının ve bunun tercümesinin ‘Tercüme doğru yapıldı mı?’ tartışmaları da uzun süre gündemimizden düşmemişti. Başbakan’ın söylemek istedikleri gerçekten de çevrilmedi, burası doğru. Tartışmalar tercümanın konuşmayı yanlış çevirdiği ya da bazı yerleri yumuşatma amacıyla öyle çevirdiği yönündeydi. Başbakan’ın ‘Sesin çok yüksek çıkıyor. Sesinin çok yüksek çıkması suçluluk psikolojisindendir.’ sözü ‘Çok güçlü bir sesiniz var, belki de biraz suçluluk hissettiğinizi sanıyorum. O yüzden, belki de, sesiniz böyle güçlüydü; böyle yüksek…’anlamında çevrildi. Yanlış çeviri miydi yoksa gerçekten de tercüman Başbakan’ın konuşmasını yumuşatmak mı istemişti hâlâ bilmiyoruz. Fakat Başbakan’ın ‘Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz.’ cümlesi ‘Siz insanları öldürüyorsunuz.’ anlamında çevrildi. Cümlenin hatalı olduğu su götürmez bir gerçektir. Doğru bir tartışmaydı bence bu; uluslar arası bir platformda, ülkelerin temsil edildiği böyle bir yerlerde yanlış anlaşılmalara mahal vermemek gerek.

Yıllardır süregelen başka bir çeviri tartışması da Antoine de Saint-Exupéry’nin Küçük Prens romanının çevirisi. Zaten uzun yıllar kitap sansürlü okundu Türkiye’de. Bir Türk diktatörün kıyafet devrimi yapıp herkesi Avrupalı gibi giyinmeye zorlamasından söz edilmesi kitabın sansürlenmesine sebep oldu. Çünkü okur, söz edilen diktatörün Atatürk olduğunu düşünecekti. Yazar gerçekten de diktatör kelimesini kullanmış. Bunun bir masal kapsamında kullanıldığını, yani tamamen kurmaca olduğunu düşünürsek, rahatsız olunacaksa da diktatör diye çevrilmez de önder diye, lider diye çevrilir.

Çevirmen ya da tercüman çevirdiği metni, ifadeyi gerektiği zamanlarda belirli ölçülerde değiştirmelidir. Bu tartışmalara yer vermemek aslında çevirmenin elindedir. Okura beklediğini çeviriyi vererek, beklemediği bir çeviriyi verirken de belki açıklama yaparak, bu tartışmalara bir son verilebilir.

Başak Yılmaz

                                                                                                                                                       Editör

NetteTercume.com

 

 

Written by NetteTercume

Temmuz 8, 2011 10:31 am

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: