NetteTercume.com

Online Translation Agency

Çevirinin İnşasının Tarihteki İlk Tuğlaları

leave a comment »


“Mükemmele doğru yükselen yapının inşası durmak bilmez…”

Lily Tomlin

Amerikan Aktör

Çeviri diye adlandırdığımız eylem, ağzımı açıp kelimeler dökülmeye başlayınca gerçekleşmeye başlamıştır bile; çünkü bu makalenin ilerleyen satırlarında da bahsedildiği gibi, insanoğlu yaşadığı her an ve saniye süresince çeviri yapmaktadır. Yolda yürürken uzaktan gördüğü birisinin beden dili ile selam verdiğini görür, beynindeki sinir hücrelerinden geçen elektrik dalgalarıyla durumu anlar, vücudunun çeşitli kısımlarına gönderdiği komut sinyalleri ile selamlamaya saygıyla karşılık verir ve gitmekte olduğu yeri hatırlayarak yoluna devam eder. İşte biz bu eylem bütününü diller arası yazılı anlamda yapan kişiye çevirmen, sözlü olarak icra eden kişiye dilmaç ya da tercüman diyoruz. Çeviri ve tercüme süreci de, amacına ve sürecine uygun olarak birbirinden farklı bir düzineden fazla çeşide ayrılır.

Bütün bunların arasından yazılı çevirinin geçmişi, günümüzdeki konumu ve gelecekteki muhtemel durumu açısından değerlendirildiğinde, akla ilk gelen soru bu işin en iyi nasıl yapılması gerektiğidir. Türkiye’deki sayılı çeviri akademisyenlerinden Prof. Dr. Berrin Aksoy’un da vurguladığı üzere, “çeviri anadile yapılır” ilkesini göz önünde bulundurmak mantıklı olacaktır; zira insan doğal olarak anadili ile ilişki içinde bulunduğu kadar sonradan öğrendiği başka dillerle içli-dışlı olmasının ihtimali çok azdır, bu yüzden anadilini daha profesyonelce kullanır ve daha kaliteli çeviriler üretebilir hâle gelir. Üstelik unutulmaması gereken en önemli ayrıntı; kaynak metnin amacını iletmek veya işlevini yerine getirmek, anlatmak istediğini hedef dilde en uygun hâliyle anlatmak gibi çeşitli en temel amaçlardan ziyade çevirinin öncelikle doğru yapılması gerektiğidir, bunun yolu da anadile çeviri yapmaya yoğunlaşmaktan geçer.

Yazmakla-çizmekle pek yakından alakalı olan çeviri işleminin yeryüzünde gerçekleştirildiği ilk günler, günümüzden 4500 yıl öncesine dayanır ki bu zamanlara ait Sümerce metinlere ve çevirilerine rastlanmıştır. Olayın ilginç yanı, çevirmenlerin edebiyata ve sosyal bilimlere pek katkı sağlanmadığı düşüncesinin aksine, en temel alfabeleri bulan önemli dört karakterin hepsinin çevirmen olduğu gözlerden kaçmamıştır. Buna rağmen çeviri hizmetinin kendine ait düzeni ve değeri dâhilinde yapılmasına başlanan yılların Romalılar dönemi olduğu kabul edilir; çünkü Romalılar arasında Yunan edebiyatına ve mitolojisine hayranlık o kadar yaygındır ki, kendi Latin değerlerinden üstün tuttukları Yunan alfabesini ve dilini kullanıp onun üzerinden edebiyat icra eden Romalılar, bu iki dil arasında çeviriyi artık bir hayat tarzı hâline getirir. Çeviri yapan, yapmayandan üstün görülmeye başlanır; bu da çeviribiliminin inşasının ilk tuğlaları olarak kabul edilir.

Emin Tugay Ersoy

Editör

NetteTercume.com

Written by NetteTercume

Eylül 26, 2012 8:00 am

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: