NetteTercume.com

Online Translation Agency

Bir Bardak Edebiyat

leave a comment »


“Herkesin geçmişi bir bardaklık mahrem edebiyatıysa, medeniyetlerin geçmişi edebi bir okyanustur.”

Aldous Huxley

İngiliz Yazar

    Çeviri veya tercüme, bir sosyal bilimler dalı olmaları gerekçesiyle fazla dikkat çekmezler. Öyle ki, bundan ancak yüzyıl öncesine kadar çeviri, baskın bir bilim dalı olarak görülmedi ve tarihin yalnızca bazı dönemlerinde, refah seviyelerinin akıl almaz seviyelerde olduğu zamanlarda ve yerlerde saygı görebildi. Etkisini derinden göstermeye başlayan çeviri hizmeti ve sektörünün sanata ve bilime olan katkısının farkına vardığımız yıllar pek de uzak bir geçmişe ait değil.

Yirminci yüzyılda kültürlerin yakınlaşması, çeviri bağlamında anlatım şekillerinin hedef dillerde yol bulması ve yeniden yaratılmasıyla ulusal yazına ışık tutan çevirinin fazlasıyla geniş bir etki alanına sahip olması; çeviri eserlere katkıda bulunanlar arasında yer alsalar da bazı yazarların hoşuna gitmeyen bir durum hâline gelir ve çevirinin, kültürün yalnızca bir parçası olarak kalması gerektiğini savunurlar. Konu hakkında en hakikatli açıklamayı Hilmi Ülken, Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü adlı kitabında edebiyatın, tarih okyanusunda doğru akan bir ırmaktan ibaret olduğunu; medeniyetlerin ise bu ırmağa katkıda bulunmaları gereken bir bardak edebiyatları olduğundan bahseder. Sırasıyla Sümerlerin Mısır ve Yunan edebiyatlarına, Yunan edebiyatı ve mitolojisinin Romalılar aracılığıyla Latin diline ve İslami kültüre, İslami ve Latin miraslarının ise Rönesans süzgecinden geçerek bugünkü Avrupa medeniyetlerini damla damla yarattığına dikkat çeken Ülken, edebiyat ırmağının bir ağaca benzetilebileceğini, bu ağacın gövdesinden ayrılmakta gayret gösterenlerin günler geçtikçe yavaş yavaş kuruyup kırılacaklarına değinir. Eski Amerikan medeniyetlerinin edebiyat alanında sıfır noktasından pek uzak olamamalarının tek sebebinin bu olduğunu da açıklamalarına ekler.

Ülken, atılması gereken en önemli adımın tıpkı eski İslam ve yeni Avrupa uyanışlarında görüldüğü gibi planlı, oturaklı ve emek harcanan bir çeviri hareketliliği yaratmak olduğunun altını çizerken; aslında çeviri kapsamında ortaya koyduğu fikrin hem tarihsel hem bilimsel kanıtları olduğu gözlerden kaçmamalıdır. Eski İslami medeniyetlerin Arapça ve Farsçadan kendi dillerine aktardıkları edebi eserlerin sonu olmadığı gibi, bugün Avrupa’da çıkarılan edebi eserlerin ünlenmesi beklenmeden farklı dillere aktarıldığına şahitlik ediyoruz. Bizim, Türk yazınının geleceği için, gövdeden ayrılan ve kurumaya mahkûm edilen dallara katılmaması için yapmamız gerekenin bu çeviri akarsuyuna kendimizi kaptırmamız, çeviriye ve edebiyatına katkıda bulunmayı kültürümüz açısında borç bilmemiz gerektiği bir gerçektir. Yine de şükrediyoruz ki; geçtiğimiz yüzyılın başlarından beri geç kaldığımız bu yola girmiş bulunmaktayız.

Emin Tugay Ersoy

Editör

NetteTercume.com

Written by NetteTercume

Ekim 2, 2012 7:23 am

Bir Bardak Edebiyat kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: